Kimsenin kaçamayacağı bir son var ki oda yaşlanmak… Bazılarımız yüzümüzde oluşan ve yaşanmışlığımızın izleri olan kırışıklıklar ile barışık olsa da kimimiz bu durumdan hiç memnun değiliz öyle değil mi? Her geçen gün yaşlanıyoruz kabul edelim. Beklediğimizden erken gelen kırışıklıklar oldukça can sıkıcı olabiliyor ve bu durum en büyük kozmetik kaygımız haline dönüşebiliyor. Yaşlanmayı tamamen durdurmak veya ortadan kaldırmak teknik olarak mümkün değil elbette ancak saati biraz yavaşlatabiliriz. Yaşlanma belirtilerini nasıl önleyeceğimizi anlamak için önce neden ve nasıl oluştukları anlamak oldukça önemlidir. Bunu anlamak yaşlanma belirtileri ile girdiğimiz bu savaşta daha donanımlı olmamıza imkan sağlar.

Yaşlanma doğal yaşlanma ve çevresel faktörler kaynaklı yaşlanma olarak 2'ye ayrılır;

İçsel yaşlanma olarak ta bilinen doğal yaşlanma bu yaşlanma doğal bir süreçtir ve bu süreç doğrudan genetik yapımız ile ilgilidir, bu nedenle genel süreç kişiden kişiye göre değişir.

20’li yaşlardan sonra her geçen yıl vücudumuzun kolajen üretimi daha da yavaşlar ve geçen her yılda cilt elastikiyetini kaybederek kırılgan bir hale dönüşür. Vücut yaşlandıkça azalan sebum üretimi ve artan nem kaybına bağlı kırışıklıklar belirginleşir. Cildin normalde 28 günde 1 olan kendini yenileme süresi uzar ve cilt kendini yenilemede zorlanmaya başlar. Tüm bu süreçlerin toplamında cildimiz yaşlanmış ve kırışıklık başta olmak üzere yaşlanma belirtileri kendini göstermiş olur. Ancak cildin yaşlanma belirtilerini yansıtmasının en önemli nedeninin doğal yaşlanmadan ziyade çevresel faktörler kaynaklı yaşlanma olduğunu unutmamak gerekir.

Çevresel faktörler kaynaklı yaşlanma nedenleri ise; güneşe fazlasıyla maruz kalmak, sigara içmek, hava kirliliği, yanlış kullanılan kozmetik ürünler ve yanlış yapılan medical uygulamalar, uyku pozisyonu ve mimik hareketlerimizdir.

Yaşlanma belirtilerini azaltmak ve bu sürecin keyfini çıkarmak için;

Güneş koruyucu kullanmayı, cilt yapımıza uygun kozmetik ürünler kullanarak cildimizin nemli kalmasına yardımcı olmayı, yeterince uyumayı ve su tüketimimize dikkat etmeyi unutmamalıyız.