Parfüm içerikli olan cilt bakım ürünlerini kullanmak büyük bir çoğunluğun hoşuna gider çünkü her kullanımla birlikte sadece cildimize değil, ruhumuza da hitap eden bir durum vardır. Ancak unutulmaması gereken en önemli nokta, koku bileşenlerinin cilde her uygulamada minimal de olsa zarar veriyor olduğu gerçeğidir. Bunu şöyle düşünebilirsiniz, kırışıklıklar bir gecede oluşmaz veya hiç bir cilt problemi temelde bir saat içinde oluşmaz.Mutlaka bir geçmişe sahiptir. Tabiki koku bileşenlerinin cilt problemlerinin ana nedeni olduğunu söylemek çok acımasızca olacaktır ancak önemli etkenlerden biri olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Parfümler sentetik veya doğal içeriklerden oluşan bir kompozisyondur. Parfüm içeren cilt bakım ürünleri her ne kadar kokusu ile bizi etkilese bile yapılan araştırmalar koku bileşenlerinin cilt üzerinde hassasiyet oluşturma etkisi olduğunu göstermektedir. Hatta ciltte oluşan hassasiyet ve allerjik reaksiyonların neredeyse büyük bir çouğunluğunun koku bileşenlerinden kaynaklı oluştuğu da yapılan araştırmalar arasında.Sadece hassas ciltlerde değil tüm ciltler için geçerli bir durum olduğunu eklemekte fayda var.

Peki zararlı olma potansiyeli taşıyan koku bileşenleri neden halen kozmetik sektörünün vazgeçilmez parçası diye soruyor olabilirsiniz. Bunun iki cevabı vardır. İlki kozmetik ürünlerin parfümsüz kokularının çok güzel olmayışı diğeri ise, kokular duygular ve duyular arası iletişim sağladığından kullanıcıların hoşuna gidiyor ve ürünün fonksiyonel faydalarını çok araştırmadan bile sadece kokusuna bakarak ürünü satın alabiliyor. Yani burnunuzu mutlu etmeyenin sizi de mutlu etmeyeceğini düşünürsünüz ve koku bileşenlerinin gücünün kozmetik sektörü de farkındadır.

Kaynak:

-Chemical Immunology and Allergy, March 2012, pages 77-80

-Skin Pharmacology and Physiology, 2008, issue 4, pages 191-202